Haziran, 2011 için arşiv

değillemeler

Yayınlandı: Haziran 30, 2011 / bekleme salonu

Şiir, uyaklı, süslü bir söz yığıntısı, belâgat değildir. Bir hikmet izdüşümü de değildir. Manzume ortak paydasında toplanmaktan başka ayırdedici özelliği olmayan bir söz sanatı da değildir. Bir duygu sağanağı hiç mi hiç değildir. Zanaatkârlıkla yetinmek, biçime sığınmak değildir. Propaganda bülteni, felsefe metni, aforizma parıltısı, parti programı, sarhoş mezesi, kahır arkadaşı, balkon altı serenadı değildir. Sirk cambazlığı, gösteri, şov, illüzyonistlik değildir -bunları olumsuzluyor değiliz. Bir aruz kalıbının can bulmuş yahut bir hece ölçüsünün cisimleşmiş hali olmadığı gibi, serbestiyet bahanesine sığınarak cümleleri rastgele bölme, devirme, yuvarlama cambazlığı da değildir. Bildiğimiz dille yazılan bir düz-iletişim mecraı/iletisi hiç ama hiç değildir. Şiir zamansal değildir. Lineer değildir, çembersi değildir, sarmal bile değildir. Edebiyat derslerindeki “şair ne anlatmak istiyor burada?” değildir. Şiir [hikâye-]anlatıcı değildir, [yol-]gösterici değildir, mantık yürütücü değildir, akıl verici değildir, aydınlatmacı değildir, öğretmen değildir, hoca değildir, hacı değildir. Şiir, nesnelliğe prim verici değildir ama kayıtsız şartsız öznellik küpü olmanızı da talep eder değildir. Şiir, logos’tan pathos’a, mimesis’ten katharsis’e çıkan patikada ustalaşmanızı isteyendir ama şarlatanlaşmanızı hiç istemeyendir. Şiir, kurala, kısıta, yasaya, kalıba, kategoriye, kaba, kacağa sığan/uyan değildir; uyacaksa da bunu canı istediği için/istediği zaman, o sırada öyle gerektiği için yapandır. Şiir, geleneği red ve inkâr etmeyen, ama aynı zamanda ona tıkılıp kalmayandır. Önce ve öncelikle kendini dönüştürmek isteyendir. Şiir sadece söz, sadece yazı, sadece ses, sadece ritm, sadece armoni, sadece mimari, sadece matematik, sadece teknik, sadece duygu, sadece bilmemne olmadığı gibi, bunların toplamına da eşit ve/veya denk değildir.

(Devamı var)

(*) İlk yayımlandığı yer: Jazzetta, 06.11.2008 – 13:31 Posted by | BEKLEME SALONU | 4 Yorum |

yazı ve iktidar

Yayınlandı: Haziran 28, 2011 / bekleme salonu

“Dil ne gericidir ne de ilerici; yalnızca faşisttir.”

“Demek ki dilde kölelik ve iktidar kaçınılmaz olarak birbirine karışır. Eğer yalnızca iktidardan kurtulma gücünü değil de, özellikle hiç kimseye boyun eğdirmemeyi de özgürlük olarak adlandırıyorsak, o zaman yalnızca dilin dışında özgürlük var olabilir. Ne yazık ki, insan dilinin dışı yoktur.” (Roland Barthes, devamında, bir kaçamak/fırsat/imkan yoklaması olarak Kierkegaard ve Nietzsche‘nin önermelerini refere ediyor.)

“Bizler (…) ancak, dili atlatabilir, ancak dille oynayabiliriz: İktidar-dışı dili, (…) bu kurtarıcı aldatmacayı, bu sıyrılışı, bu eşsiz kandırmacayı ben kendi adıma edebiyat diye adlandırıyorum.”

Barthes, Collège de France’ta verdiği ”Açılış Dersi”nde* böyle diyor. “Dilin ve söylemin iktidarından uzak durmak”, onun çabası. “Yazma arzusu” ile iktidar olgusu arasındaki tehlikeli tuzağın üzerinden sıçrayabilmek.

—————————–
(*) Roland Barthes, Yazma Arzusu, haz: Mehmet Rifat, Sel Yayıncılık, 2008
(Devam edecek)
(**) İlk yayımlandığı yer: Jazzetta, 06.11.2008 – 14:43 Posted by | BEKLEME SALONU | 26 Yorum |

şu anda…

Yayınlandı: Haziran 23, 2011 / jazzettanka
  • Kaç kişinin sırtı açıkta kalıyor?
  • Kaç kişiyi eşek tepiyor?
  • Kaç kişinin kolunu sivrisinek ısırıyor?
  • Kaç kişinin çantası ıssız bir köşede gaspediliyor?
  • Kaç kişi çığlığının işitilemeyeceği bir yerde tecavüze uğruyor?
  • Kaç kişi yıldızlara bakarak evrendeki kaotik düzene bir kez daha hayran kalıyor?
  • Kaç kişinin sarası tutuyor?
  • Kaç kişi harıl harıl sudoku çözüyor?
  • Kaç kişi içinden şiir okuyor?
  • Kaç kişi patronunun yedi ceddini kalaylıyor?
  • Kaç kişi bir kırevinde filmlerdeki gibi şömineye karşı şarabını yudumluyor?
  • Kaç kişi 99’luk tesbihle huşu içinde Allah’ın adını zikrediyor?
  • Kaç kişi evrende yalnız olmadığımızı, uzayda bir boşluk içinde yüzerek dönüp durduğumuzu, yönlerin kendimizi kaptırdığımız bir yanılsama olduğunu aklına düşürüyor?
  • Kaç kişinin arabası ıssız bir tepede su kaynatıyor?
  • Kaç kişi hararetle g noktasını arıyor?
  • Kaç kişiyi yıldırım çarpıyor?
  • Kaç kişi balkonundaki sardunyaları suluyor?
  • Kaç kişi Albert Camus’nünki gibi son veriyor hayatına?
  • Kaç kişi sezaryenle doğuruyor?
  • Kaç kişinin en dipteki azı dişi ağrıyor?
  • Kaç kişi Beethoven’ın Ayışığı Sonatı’nı ayışığında dinliyor?
  • Kaç kişi vahşi bir cinayete kurban gidiyor?
  • Kaç kişi zeytinyağlı dolma indiriyor midesine afiyetle?
  • Kaç kişi pis bir helâda kan ter içinde ıkınıp duruyor?
  • Kaç kişi aksırıp tıksırma nöbetine tutuluyor?
  • Kaç kişi Sophie’nin Seçimi’ndeki yahut Balıkçı Kral’daki bir sahneyi hatırlayarak sinema sanatının büyüsüne tekrar dalıyor?
  • Kaç kişi kan uykusunda korkunç bir kâbusla cebelleşiyor?
  • Kaç kişi atlıkarıncaya biniyor?
  • Kaç kişi evsahibi olacak domuza kira ödemeye gidiyor?
  • Kaç kişi otobüs kuyruğuna giriyor?
  • Kaç kişi intikam yemini ediyor?
  • Kaç kişi uğursuzluk gelmesin diye üç kere tahtaya vuruyor?
  • Kaç kişi ip atlıyor?
  • Kaç kişi garsonu çağırıyor?
  • Kaç kişi zındanlarda işkence görüyor?
  • Kaç kişi çocuğuna şamar atıyor?
  • Kaç kişinin nikah masasında ayağına basılıyor?
  • Kaç kişi boşanmanın sevinciyle kuş gibi uçuyor?
  • Kaç kişinin dilinin ucuna kadar geliyor hatırlayamadığı kelime?
  • Kaç kişi mezarlık ziyareti yapıyor?
  • Kaç kişi James Joyce çeviriyor?
  • Kaç kişi sararmış fotoğraflara bakarak iç geçiriyor?
  • Kaç kişi döşeğinde veriyor son nefesini?
  • Kaç kişi pi sayısının gizemini merak ediyor?
  • Kaç kişi gömleğinin epridiğini, yeni bir gömlek alma vaktinin geldiğini söylüyor kendine?
  • Kaç kişi soğumasın diye çaydanlığın üstünü işlemeli örtüyle örtüyor?
  • Kaç kişi loto kuponu dolduruyor?
  • Kaç kişinin havanın ılık esintisiyle tüyleri ürperiyor?
  • Kaç kişi Victor Jara’nın ellerini ya da Lorca’yı hatırlayıp faşizmi bir kez daha lânetliyor?
  • Kaç kişi suluboya resim yapıyor?
  • Kaç kişi gecenin kuytusuna dalıp gözden yitiyor?
  • Kaç kişi Devrek bastonunu arıyor?
  • Kaç kişi yaralanmış kedisini telaşla hastaneye yetiştirmeye çalışıyor?
  • Kaç kişi mezuniyet töreninde kepini havaya fırlatıyor?
  • Kaç kişi bir aşka son noktayı koyuyor?
  • Kaç kişinin işine gerekçesiz son veriliyor?
  • Kaç kişinin kahkahaları ortalığı çın çın çınlatıyor?
  • Kaç kişi önemli bir konferansa hazırlanıyor?
  • Kaç kişi seçim sandığına oyunu atıyor?
  • Kaç kişi bisiklete biniyor?
  • Kaç kişi çatıdaki karganın ceviz kırışını gözlüyor?
  • Kaç kişi kızgın güneşin alnında tarlasını sürüyor?
  • Kaç kişi annesinden kalan kavanoza bakıp bakıp evvel zaman içindeki anılara dalıyor?
  • Kaç kişi zencefilli-naneli limonata yapıyor?